
Özdeyişler Sözlüğü- T
TABİAT
- Tabiat Allah'ın yazdığı bir kitaptır. ( Harvey )
- Tabiat, her yaprağında en derin yazılar olan biricik kitaptır. ( Goethe )
- Tabiat, ona baş eğmekle ele geçirilir. ( Francis Bacon )
- Biz, tabiatı örnek alırsak asla yanılmayız. ( Çiçero )
- Tabiata karşı işlenen bir suçun intikamı, insan adaletinden daha zorlu olur. ( Dostoyevski )
- Tabiatın tercümana ihtiyacı yoktur. Onun güzelliğini anlamak için, açık bir ruh yeter. ( Karl Dertler )
- Tabiat boşluktan nefret eder. ( Blaise Pascal )
TAHAMMÜL
- Tahammülde bir fazilet vardır ki, çoğu zaman başarının zaferinden büyüktür. ( Samuel Smiles )
- Katlanmasını bilen için hiçbir acı önemli değildir. ( Chateaubriand )
TAHT
- Milletsiz taht, bir parça kadifeyle örtülmüş dört tahta parçasından başka birşey değildir. ( Napoleon )
TALİH
- Talih bilgisizliğimizin ikinci adıdır. ( Leslie Stephens )
- Talih bir aynaya benzer. Ona sık suratla bakarsan o da sana aynını verir, eğer sen ona gülersen o da sana güler. ( Carly Scburz )
- Yiğidin talihi yanındadır. ( Terence )
- Talih, cesaretli ve atılganlara güleryüz gösterir. ( Erasmus )
- Talih kusurları, talihsizlik de değerleri ortaya çıkarır. ( Francis Bacon )
- Talih insanlara hakim olur, insanlar talihe değil. ( Herodot )
- Talih kuşu, en az uzmanın başına konar. ( Lorca )
- İnsan iyisi, talihin kötüsünde belli olur. ( Shakspeare )
TARİH
- Tarih, kainatın vicdanıdır. ( Ömer Hayyam )
- Tarih, kralların, generallerin çiftliği değil, milletlerin tarlasıdır. Her millet geçmişte bu tarlaya ne ekmişse gelecekte onu biçer. ( Voltaire )
- Tarih bilmeyen diplomat, pusuladan anlamayan kaptana benzer. Her ikisinde de karaya oturmak tehlikesi vardır. ( Cevdet Paşa )
TARTIŞMA ( Münakaşa )
- Uzun bir tartışma her iki tarafın da haksız olduğunun belirtisidir. ( Voltaire )
- Tartışmasını bilmeyenler kavga ederler. ( Chesterton )
- Tartışma ile neye varılabilir? Biri doğuya gider, biri batıya. ( Montaigne )
TECRÜBE
- Her şeyi kaybetseniz bile tecrübeleriniz size kalır. ( Thomas Babington Macaulay )
- Gençlerin, kendi kendilerine kazandıkları tecrübeler kendilerinin en iyi yardımcılarıdır. ( E. Gebiel )
- Geçirilen en kötü tecrübeler, en faydalı olanlardır. ( Thornton Wilder )
- Tecrübe, okulların en gelişmişidir. O okulda aptallar bile bir şeyler öğrenirler. ( Benjamin Franklin )
- Tecrübe, bir inansın başından geçenler değili başından geçenlerin bıraktığı izlerdir. ( A.Huxley )
- Tecrübe bir gözlüktür, onların sayesinde ikinci defa daha iyi görürsünüz. ( İbsen )
- Tecrübeler en iyi öğretmenlerdir. Yalnız okul masrafları biraz çoktur. ( Carlyle )
TEDBİR
- Her ormanı boş sanma, belki de kuytularında bir kaplan uyuyordur. ( Sadi )
- En iyi zırh hedeften uzak durmaktır. ( Horace )
- Kolay bir işe zor bir işe de kolay diye aşla. ( Baltasar Gracian )
- Hiç bir zaman çıktığın kapıyı hızla çapma, geri dönmek isteyebilirsin. ( Don Herold )
- Gündüz kendini hazırlamayan, gece karanlığa razı demektir. ( Cenap Şehabeddin )
TEHLİKE
- Dört şeyde tehlike vardır: Sultana yakınlık, kötülüklerle dostluk, dünya sevgisi, kadın düşkünlüğü. ( Feridüddin Atar )
- Büyük tehlikeler, büyük insanları yıldırmaz. ( M. Morston )
- Müşterek tehlike, birbirinin can düşmanın olanları bile birleştirir. ( Aristoteles )
- Tehlikeye açılmadan önce cesur olup, olmadığımızı bilmeliyiz. ( La Rocbefoucauld )
TEMBELLİK
- Tembellik, hür adamı esri yapar. ( Firdevsi )
- Boş oturmak pas gibidir, insanı çalışmaktan daha çabuk eskitir. ( Franklin )
- Tembellik, kişinin hayatını herhangi bir işten daha çok doldurur ve onu kendi kendisinin kölesi kılar. ( Edmund Burke )
- Tembellik, ölümün küçük kardeşidir; sefalet, hayatın büyük düşmanıdır. ( Namık Kemal )
- İş görmeyen adama tembel denmez, tembel o adamdır ki, iş görmeye zorlansa elinden bir şey gelir. ( Socrates )
- Allah çalışmak istemeyenlere yardım etmez. ( Sophokles )
- Tembellik, o kadar yavaş hareket eder ki, yoksulluk çok geçmeden ona erişir. ( B.Franklin )
- Can sıkıntısı, dünyaya en büyük israftır. Hayatın israfı. ( Jeremy Taylore )
TENKİT
- Tenkidden korkarsan bir şey söyleme, bir şey yapma, bir şey olma. ( Elbert Hubbart )
- Basit bir kimse en küçük bir tehlikede çıldırır, akıllı adam ise kendisini eleştiren, kendisi ile tartışanların düşüncelerini kapmaya çalışır. ( Elbert Hubbard )
TERBİYE ( Eğitim )
- Terbiyenin gayesi, insanlarda bulunan kabiliyetleri geliştirmektir. ( Eflatun )
- Heykeltıraşlık, bir taş yığını için ise, terbiye de insan için odur. ( Addison )
- Ana- baba iyi terbiye almışlarsa, çocuklar da terbiyeli olur. ( Goethe )
- Terbiye sınırlarından dışarıya çıkan, bir daha içeri giremez. Terbiye kaybetmemeye bakmalı. ( Boileau )
- Yaşlandığında çocuklarından bekleyeceğin şey, senin babana yaptığındır. ( Pittacus )
- İnsan eğitimle doğmaz ama eğitimle yaşar. ( Cervantes )
- Terbiye, ana kucağında başlar; her söylenilen kelime, çocuğun şahsiyetine konan bir tuğladır. ( Namık Kemal )
TEVAZU ( Alçak gönüllülük )
- Alçak gönüllülük, kendi gerçek değerini anlamaktır. ( Anatole France )
- Alçak gönüllülük, gururun perhizidir. ( Voltaire )
- Alçak gönüllü insan, kendini hiç söz konusu etmez. ( La Bruyere )
- Tevazu yaşamaya benzer: Örterek güzelleştirir. ( Cenap Şehabeddin )
- İyilik ve tevazu bütün düşmanlıkları yener. ( Amenemope )
- Bir adamın büyük olup olmadığını, onun alçak gönüllülüğünden anlayabilirsiniz. ( John Ruskin )
- Tepeyi en iyi gören geniş vadidir. En yüksek noktayı seçebilmek için, engin olmalıdır. ( Francis Bacon )
- Senden iyilere yerini vermesini bil! ( Terence )
- Ragıba, düşmanın aldanma tevazularına, sel dıvarın ayağın öperek hedmeyler. ( Ragıp Paşa )
- Büyük işler başarıp şeref kazandıktan sonra bir yana çekilmesini bilmeli. ( Lao Tse )
- Alçak gönüllülük içinde yürüdüğümdür içindir ki, önümde bütün yollar açılıyor. ( Goethe )
- Alçak gönüllü yüreklerde yaşayan düşünceler, en yüksek düşüncelerdir. ( Montaigne )
- Yalancı alçak gönüllülük doğdu, alçak gönüllülük öldü. ( Mark Twain )
- Ezberlenmiş, yapmacık tevazular vardır ki, gizli bir gururu örtmeye yararlar. ( C. Rollin )
- Aşırı tevazuun da gurur gibi kendine mahsus tehlikeleri vardır. ( J.J. Rousseau )
TEVHİT ( Allah'ın Birliği )
- Hakperestim, arz-ı ihlas ettiğim dergah bir, bir dakika Tevhid'den ayrılmadım: ALLAH bir. ( Muallim Naci )
- TOLERANS ( Müsamaha - Hoşgörü )
- Tolerans yapılan her şeyin kolayca kabul edilmesi değildir. O, başkalarının görüşlerini anlam kabiliyetidir. Menfi hiçbir his beslemeden onları anlayışlı bir şekilde tartışma arzusudur. ( Mackintosh )
- Hoşgörü, karşımızdakileri bizim istediğimiz gibi değil, kendi istedikleri şekilde mutlu edebilmek büyüklüğüdür. ( Albert J. Robinson )